18 Ağustos 2011 Perşembe

Baba Gündüz'den yadigar...


Sinyor Casimiro Vizzini
Palermo Union Sportiva Kulübü Başkanı
Palermo İtalya
17.7.1961, İstanbul

Sayın Sinyor,
Sizinle tanışmıyoruz. Hemen kendimi tanıtmam lazım. Ben Galatasaray Futbol Takımı'nın meneceriyim. Yani Metin Oktay'ın eski meneceri. Artık Metin Palermolu oldu. Kaç günden beri kulübünüzle anlaşma hikâyelerini, gazetelerde okuyor, resimlerini görüyoruz. Fakat bilmem nedense anlaşılmaz derecede katılaşan, uyuşan hislerimle, olanları bir türlü değerlendiremiyordum. Bugün, Metin memleketimizdeki erişilmez şöhretinin içlerinden gelerek, inanarak başyazıcıları olmuş Türk basını mensuplarına bir veda ziyafeti verdi.

Ben de davetliydim. Hepimiz görünüşte çok neşeliydik. Amma, hepimiz de hissediyorduk ki, bu içlerimizi sızlatan, müşterek bir acıyı örtmeye çalışan yapmacık, feragat dokulu ve son derecede rutubetli bir neşe idi. Nitekim Metin toplantının sonlarında birdenbire sararan bir yüzle ayağa kalktı. Gözlerindeki nem damlalaşarak boşanmasın diye, kendini tuta tuta titrek bir sesle konuştu.

Memleketinden, anasından, kulübünden, arkadaşlarından ayrılmanın, yapayalnızlığın, yabancılığın soğuk koynuna atılmanın üzüntülerini öyle duyarak anlatıyor, oralarda da onu yalnız bırakmamamız için öyle çocuğumsu yalvarıyordu ki, sizinle yaptığı görüşmelere, hatta resmi mukaveleye rağmen, hâlâ donuk, inanamaz kalmış içim birdenbire kopasıya burkuluverdi. Metin sahiden gidiyordu.

Hayır! Hudutsuz kederimin size kırılmaya kadar genişleyebileceğini düşünmeyin sakın. Zira serinkanlı düşünebildikçe biliyorum ki zamanı gelince azı diş eti yarar, çıkar. Su kaynayınca kabından taşar. Evlat da kısmeti çıkınca evden kaçar. Bütün bunlara da kimse mani olamaz. Kısmet dedim de aklıma geliverdi. Ne yalan söyleyeyim, size karşılık şimdi hakiki duygumuz da, sevgili oğlumuzu iç güveyliğine kabullenen zengin bir kayınpedere karşı duyulabilecek kekremsi hislerden pek de farklı değil doğrusu.

Ah sinyor! Belki, sizce basit bir mukavele ile bağladığınız o insanın size neler kazandırdığını ve kazandıracağını katiyen bilemezsiniz.
Mükemmel bir futbolcu. Her sezon riyazi (aritmetik) bir katiyet gibi, söylediği kadar gol atan bir futbol kralı. Gençliğine rağmen inanılmaz derecede olgun, karakter sahibi bir insan.

Herkese yardıma hazır bir hayırsever. Hayır, hayır, bütün bunlar hiçbir şey değil. Siz Palermo'ya hiçbir kulübe nasip olmayan muazzam bir taraftar kitlesi kazandırıverdiniz. Şimdi Palermo Union Sportiva'ya kalben bağlı otuz milyon Türk taraftarınız var, inanın.
Küçücük Türk yavrularından tutun da, beli bükük ihtiyar Türk ninelerine kadar Metin'in başarısına dua edecek, Metin'in atacağı golleri gözleyecek, dolayısıyla Palermo'nun zaferlerini bekleyecek otuz milyon Türk dostunuz var artık. Siz bu kadar üzerinde titrenen bir kıymete sahip olduğunuzu nereden bilebilirsiniz ki. Ne olur, ona iyi bakın. Ona babacan davranın. Ne kadar büyürse büyüsün, daima sevgiye, şefkate muhtaçtır Metin. Belki de muhitine cömertçe dağıttığı sevgi ve şefkat akümülatörlerini şarj edebilmek için.

Eminim ki birkaç yıl sonra, memleket hasretine dayanamayıp vatanının sahalarına koşacak olan Metin'in arkasından siz de bana tıpkı benim gibi gözyaşlarınızla ıslatacağınız bir mektup yollayacak ve hislerimi o zaman daha iyi anlayacaksınız. Metinimiz İtalya'da Allah'tan sonra size emanet sinyor.

Sevgi ve saygılarımla.
Gündüz Kılıç


Gündüz BABA bu satırları 61’de Metin için karalarken ki duygularını bize emanet bırakmış Arda için.Metin Oktay aşkıyla sarının yanına kırmızıyı kondurduk.Kondurdukta kralı tanımaya anlamaya fırsat bulamadık,fena ıskaladı bizim nesil 10’u.Bu mektubu Okay Karacan’ın sesinden dinlediğimde göz pınarlarımı ıslatmadı değil ama Bizim çocuğu Kırmızı-Beyaz forma içinde görünce aklıma düşen ilk görüntü Gündüz BABA’nın mektubu oldu.İşte o vakit anladım Babamı.O an özlemeye başladım Arda’yı.

Bizim çocuğu çok yıprattılar burada,sabrını sınadılar.Metin gibi kırılgan gitmedi.Koşarak kaçarcasına,çok sevdiği parçalısını uzaktan sevmek için gitti.Burada Galatasaraylılığını sorgulattılar ona.Kimin haddine ki?Arda şimdi Madrid’de.Biliyorum ki keyfide yerinde.Sarı-Kırmızıyı da bize emanet edip gitti,gözü arkada kalmasın diye.Öyle iyi günde coşup kötü günde sövenlere de değil ha.Galatasaray her kaybettiğinde sevgisi katlananlara emanet etti büyük sevgisini.Her haftanın sonunu getirene kadar deveye hendek atlatırken artık 2 maçımız olacak.Bizim formaların yanına birde kırmızı-beyaz çubuklularımız olacak.Kısmetse Alves’i karşısına alıp bir sağa bir sola çekip ortalayacak Forlan’a.

Yüzümüzün asıldığına bakma sen.Solumuz boş kaldı ona canımız sıkıldı,Fatih Hoca’nın da öyle.İnsanoğlu,illaki alışır.Aklımız hep sende.Bir Baba kadar gururlu,Bir anne kadar endişeliyiz Arda.Topal’a selamımızı da unutma Büyük Kaptan.

Hiç yorum yok: